BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinden Çocukların Çevrimiçi Güvenliği İçin Yol Haritası
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (Office of the High Commissioner for Human Rights – OHCHR) 29 Mayıs 2026 tarihinde önemli bir politika notu yayımladı. Getting Children’s Safety Online Right başlıklı bu kısa belge, çocukları çevrimiçi ortamda korumaya yönelik düzenlemelerin hangi ilkeler üzerine kurulması gerektiğine ilişkin öneriler sunuyor. Dijital Medya ve Çocuk olarak, çocuk hakları perspektifinden önemli bulduğumuz bu metni Türkçe olarak okurlarımızla paylaşıyoruz.

Sosyal medya yaş sınırları, yaş doğrulama sistemleri, çevrimiçi güvenlik düzenlemeleri ve platformların sorumlulukları üzerine yürütülen tartışmalar sürerken, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (Office of the High Commissioner for Human Rights – OHCHR) 29 Mayıs 2026 tarihinde önemli bir politika notu yayımladı. Getting Children’s Safety Online Right (Çocukların Çevrimiçi Güvenliğini Doğru Şekilde Sağlamak) başlıklı bu kısa belge, çocukları çevrimiçi ortamda korumaya yönelik düzenlemelerin hangi ilkeler üzerine kurulması gerektiğine ilişkin öneriler sunuyor.
Dijital Medya ve Çocuk olarak, çocuk hakları perspektifinden önemli bulduğumuz bu metni Türkçe olarak okurlarımızla paylaşıyoruz.
Çocukların Çevrimiçi Güvenliğini Doğru Şekilde Sağlamak
Günümüzün çevrimiçi ortamını anlamak ve içinde güvenli şekilde hareket etmek zor olabilir; özellikle de çocuklar için.
Çocukları öğrenme, topluluklar ve yaratıcılıkla buluşturan dijital dünya, aynı zamanda onların güvenliği, mahremiyeti ve iyi oluşu açısından gerçek riskler de barındırıyor. Çocukları çevrimiçi ortamda daha iyi korumak için acil adımlar atılması yönündeki çağrılar, dünyanın birçok yerinde yeni düzenlemelerle karşılık buluyor. Ancak çocukların güvenliği söz konusu olduğunda, hem riskleri azaltan hem de çocukların haklarını koruyan etkili yaklaşımlar geliştirmek büyük önem taşıyor.
Bu politika notu, çocukların çevrimiçi güvenliğini doğru şekilde sağlayabilmek için bazı temel ilkeler öneriyor.
Çocukları Çevrimiçi Ortamda Korumaya Yönelik Düzenlemeler İçin On Temel Adım
1. Daha Güvenli Bir Çevrimiçi Ortam İçin Platform Tasarımına Odaklanın
Düzenlemeler, sorumluluğu çocuklara ve ebeveynlere yüklemek yerine platformların dijital ortamları güvenlik odaklı biçimde tasarlamasını sağlamalıdır. Sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve sürekli bildirimler gibi bağımlılık yaratabilen tasarım özellikleri ile çocukları hedefleyen çevrimiçi pazarlama uygulamaları sınırlandırılmalıdır.
2. Düzenlemeleri Çocuk Haklarına Dayandırın
Çevrimiçi ortamlar da çocuk haklarının geçerli olduğu alanlardır. Bu nedenle düzenlemeler, çocukların gelişen kapasitelerini, bilgiye erişim haklarını, kendilerini ifade etme özgürlüklerini ve toplumsal yaşama katılım haklarını dikkate almalıdır.
3. Veri Mahremiyetini Koruyun
Çocukların verileri varsayılan olarak en yüksek düzeyde korunmalıdır. Çocukların dijital izlerinden hareketle profillenmesi ve ticari amaçlarla hedeflenmesi kabul edilmemelidir. Veri toplanması gereken durumlarda ise yalnızca gerekli veriler toplanmalı, kullanım amacı açıkça belirlenmeli ve çocuklarla ebeveynlere gerçek kontrol hakkı tanınmalıdır.
4. Şirketler İçin İnsan Hakları Durum Tespiti Zorunlu Olsun
Şirketler yeni özellikler veya hizmetler sunmadan önce çocuk hakları etki değerlendirmeleri yapmalıdır. Platformların çocuklar üzerindeki etkileri düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmalı ve yükümlülüklere uymayan şirketler için açık yaptırımlar bulunmalıdır.
5. Yaş Doğrulama Sistemlerine Güçlü Güvenceler Getirin
Yaş doğrulama sistemleri kullanılıyorsa, veri toplama ve saklama süreçleri sıkı biçimde düzenlenmelidir. Özellikle üçüncü taraf şirketlerin rol aldığı sistemlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlanmalıdır. Ayrıca bu sistemlerin ayrımcılığa yol açıp açmadığı ve resmi belgelere erişimi olmayan bireyleri dışlayıp dışlamadığı da değerlendirilmelidir.
6. Yaş Sınırlarını Belirli Zarar Türlerine Yöneltin
Yaş temelli kısıtlamalar yalnızca açık biçimde tanımlanmış risklere yönelik olmalıdır. Pornografi ve kumar gibi alanlarda mevcut uygulamalar buna örnek gösterilebilir. Yapay zekâ sohbet botları veya bağımlılık yaratan tasarım özellikleri gibi yeni riskler için de belirli hizmetlere veya özelliklere yönelik yaş sınırları ya da tasarım değişiklikleri düşünülebilir.
7. Çocuklara Söz Hakkı Verin ve Onları Dinleyin
Çocuklar, yaşamlarını etkileyen dijital ortamların tasarımı, yönetimi ve düzenlenmesi konusunda görüşlerini ifade etme hakkına sahiptir. Düzenleme süreçlerinde çocuklara danışılmalı ve uygulamaların etkilerine ilişkin görüşleri anlamlı biçimde değerlendirilmelidir.
8. Şeffaflığı Zorunlu Kılın
Platformlar tasarım tercihleri, veri uygulamaları, içerik denetimi süreçleri ve öneri sistemleri hakkında şeffaf olmalıdır. Bu bilgiler yalnızca düzenleyicilerin değil, araştırmacıların ve kamuoyunun da anlayabileceği şekilde sunulmalıdır.
9. Gözetim ve Hesap Verebilirliği Güvence Altına Alın
Düzenlemeler düzenli raporlama mekanizmaları, bağımsız denetim süreçleri ve etkili yaptırımlarla desteklenmelidir. Hukuki sonuçlar caydırıcı olmalı ve çocukların haklarını gerçekten koruyabilmelidir.
10. Kanıtlara Dayanın ve Yeni Kanıtlar Üretin
Dijital ortamlar hızla değişiyor. Bu nedenle düzenleyiciler hangi yaklaşımların çocukları daha iyi koruduğunu sürekli değerlendirmelidir. Bunun için şirketlerin bağımsız araştırmacılara erişim sağlaması, şeffaf davranması ve elde edilen kanıtlara dayalı olarak hızlı hareket edilmesi gerekir.
Çocuklar İçin ve Hepimiz İçin Daha Güvenli Bir Dijital Alan
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne göre bu on adım birlikte uygulandığında, çocukları çevrimiçi ortamda korurken bazı yaygın hatalardan kaçınmak mümkün olabilir. Örneğin tüm çocukları kapsayan genel yasaklar, çocukları daha riskli ve daha az denetlenen platformlara yönlendirebilir ya da kolayca aşılabilir.
Belge, yalnızca bazı çocukların erişimini engelleyen ancak platformların temel güvenlik sorunlarını çözmeyen yaklaşımların yeterli olmadığını vurguluyor. Çocuklara yönelik çevrimiçi zararlar kaçınılmaz değildir. Bu on ilke, çocuklar ve hepimiz için daha güvenli bir dijital ortam oluşturmanın yol haritasını sunuyor.
Çocukların Hakları Dijital Ortamda da Geçerlidir
Belgenin sonunda özellikle şu hatırlatma yapılıyor: Çocuk hakları dijital ortamda da en az çevrimdışı dünyada olduğu kadar geçerlidir. Çocuğun üstün yararı ilkesi, ifade özgürlüğü, bilgiye erişim hakkı, katılım hakkı, mahremiyet hakkı ve gelişim hakkı birlikte değerlendirilmelidir. Hükümetlerin görevi bu hakları koruyacak etkili düzenlemeler yapmak; şirketlerin görevi ise ürün ve hizmetlerini çocuk haklarına saygılı biçimde tasarlamaktır.

Çocukların Hakları da Var
- Çocuk hakları, çevrimdışı dünyada olduğu gibi dijital ortamlarda da eksiksiz ve eşit biçimde geçerlidir.
- Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, dünyada en geniş kabul gören insan hakları sözleşmesidir. Devletler açısından bağlayıcı olan bu sözleşme, tüm karar ve uygulamalarda çocuğun üstün yararının gözetilmesini (Madde 3) ve çocukların gelişen kapasitelerine saygı gösterilmesini (Madde 5) zorunlu kılar.
- Çocukların aynı zamanda görüşlerini ifade etme ve kendilerini ilgilendiren konularda dinlenme hakkı (Madde 12) ile ayrımcılığa uğramama hakkı (Madde 2) bulunmaktadır.
- Çocuğun üstün yararı ilkesi, hükümetlerin veya şirketlerin yalnızca işlerine geldiğinde başvurabileceği bir kavram değildir. Bu ilke; çocukların ifade özgürlüğü, katılım hakkı, bilgiye erişim hakkı, mahremiyet hakkı ve gelişim hakkı dahil olmak üzere tüm haklarının birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
- Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri ile Çocuk Hakları ve İş Dünyası İlkeleri uyarınca şirketler, çocuk haklarına saygı göstermekle yükümlüdür. Bu sorumluluk; çocuk hakları etki değerlendirmeleri de dahil olmak üzere insan hakları durum tespiti süreçlerinin yürütülmesini ve ürün ile hizmetlerin güvenlik odaklı tasarlanmasını içerir.
- Çocuk haklarını koruma konusunda birincil sorumluluk ise devletlere aittir. Bu sorumluluk; etkili yasalar çıkarılmasını, düzenlemeler yapılmasını, dijital platformların denetlenmesini ve hak ihlallerine karşı etkili başvuru ve çözüm mekanizmalarının oluşturulmasını gerektirir.
