Josephine Teo: Çocuklar İçin Daha Güvenli Bir Dijital Dünya Mümkün mü?
Singapur Dijital Gelişim ve Enformasyon Bakanı Josephine Teo, teknoloji politikaları, dijital güvenlik ve toplumun dijital dönüşümü alanlarında yürüttüğü çalışmalarla öne çıkan isimlerden biri. Teo’nun çocukların sosyal medya kullanımı ve dijital güvenliği üzerine kaleme aldığı “Beyond social media bans: Building a safer digital world for children” başlıklı görüş yazısı, Singapur’un önde gelen gazetelerinden The Straits Times’ta 12 Mayıs 2026’da yayımlandı.

Singapur Dijital Gelişim ve Enformasyon Bakanı Josephine Teo, teknoloji politikaları, dijital güvenlik ve toplumun dijital dönüşümü alanlarında yürüttüğü çalışmalarla öne çıkan isimlerden biri. Teo’nun çocukların sosyal medya kullanımı ve dijital güvenliği üzerine kaleme aldığı “Beyond social media bans: Building a safer digital world for children” başlıklı görüş yazısı, Singapur’un önde gelen gazetelerinden The Straits Times’ta 12 Mayıs 2026’da yayımlandı. Çocukların dijital dünyadaki güvenliği açısından farklı bir bakış açısı barındıran bu yazıyı Türkçeye çevirerek aktarıyoruz.
Sosyal Medya Yasaklarının Ötesinde Yeni Bir Yaklaşım
Josephine Teo yazısında, birçok ülkenin çocuklara yönelik sosyal medya yasakları getirdiğini ya da bunu tartıştığını hatırlatıyor. Singapur’un ise bu konuda henüz kesin bir yasak yaklaşımı benimsemediğini, seçenekleri değerlendirmeye devam ettiğini ifade ediyor.
Teo’ya göre sosyal medya yasakları güçlü bir toplumsal mesaj verebilir. Bu mesajın, çocukların hayatının sosyal medya tarafından şekillendirilmesinin kabul edilemez olduğu düşüncesine dayandığını söylüyor. Ancak yalnızca yasakların yeterli olmayacağını da özellikle vurguluyor. Çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkinin artık hayatın doğal bir parçası hâline geldiğini belirten Teo, asıl meselenin çocukların daha sağlıklı dijital alışkanlıklar geliştirmesi olduğunu savunuyor.
Yazısında sosyal medyanın bazı özelliklerinin çocuklar üzerinde zarar verici etkiler oluşturduğuna dikkat çekiyor. Özellikle şiddet içeriklerine tekrar tekrar maruz kalmanın saldırgan davranışları normalleştirebildiğini, çevrimiçi anonimlik nedeniyle çocukların istismar ve manipülasyon riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade ediyor. Ayrıca algoritmik akışların ve sonsuz içerik döngülerinin yetişkinler üzerinde bile güçlü etkiler yarattığını, çocukların ise bu sistemlere karşı çok daha savunmasız olduğunu söylüyor.
Yaşa Göre Farklı Dijital Deneyimler
Teo, çocukların yaşlarına göre farklı dijital deneyimlere ihtiyaç duyduğunu savunuyor.
13 Yaş Altı İçin Daha Net Kurallar
Yazısında, 13 yaş altındaki çocukların yetişkinler için tasarlanmış sosyal medya platformlarında yer almaması gerektiğini açık biçimde ifade ediyor. Platformların mevcut kurallarda bunu zaten yasakladığını ancak yaş doğrulama konusunda yeterince güçlü önlemler almadığını belirtiyor. Bu nedenle devletlerin platformları daha sıkı yaş doğrulama sistemleri uygulamaya zorlaması gerektiğini savunuyor.
13–18 Yaş Arası İçin “Destek Tekerlekleri” Yaklaşımı
Josephine Teo’nun yazısındaki dikkat çekici önerilerden biri de genç kullanıcılar için “training wheels” yani “destek tekerlekleri” yaklaşımı.
Teo, çocukların sosyal medyanın tüm özelliklerine bir anda sınırsız erişimle başlamaması gerektiğini söylüyor. Bunun yerine yaşa uygun, kontrollü ve güvenlik odaklı deneyimler sunulmasını öneriyor. Bu yaklaşımın, çocukların zaman içinde dijital olgunluk kazanmasına yardımcı olabileceğini ifade ediyor.
Bu kapsamda:
- içerik filtreleri,
- mesajlaşma kısıtlamaları,
- ekran süresi kontrolleri,
- güvenlik odaklı varsayılan ayarlar,
- ebeveyn denetim araçları
gibi uygulamaların daha yaygın hâle gelmesi gerektiğine işaret ediyor.

Platformların Sorumluluğu
Teo, yazısında sosyal medya şirketlerinin sorumluluğuna da geniş yer veriyor.
Özellikle çocukların platformlarda daha uzun süre kalmasını hedefleyen bağımlılık temelli tasarım özelliklerinin sorgulanması gerektiğini belirtiyor. Sonsuz kaydırma (infinite scroll) ve otomatik oynatma (autoplay) gibi özelliklerin çocukların ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini ifade ediyor.
Bu çerçevede Los Angeles’ta Meta ve Google’a yönelik açılan davalara dikkat çekiyor. Ayrıca New York’ta 18 yaş altındaki kullanıcılar için bağımlılık yaratan algoritmik akışları sınırlamayı amaçlayan düzenlemeleri örnek gösteriyor.
Teo’ya göre platformlar yalnızca içerik sağlayan şirketler değil; aynı zamanda çocuk güvenliği konusunda aktif sorumluluk taşıyan yapılar olmak zorunda.
Ebeveynler İçin Daha Fazla Destek
Yazıda ebeveynlerin rolüne de özel vurgu yapılıyor.
Teo, dijital çağda ailelerin çocuklarını çevrimiçi deneyimleri konusunda yönlendirebilmesi için daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Her ailenin kendi değerleri doğrultusunda dijital kurallar oluşturmak isteyeceğini belirten Teo, platformların ebeveynlere daha şeffaf araçlar ve daha anlaşılır güvenlik seçenekleri sunması gerektiğini ifade ediyor.
Ortak Sorumluluk Modeli
Josephine Teo’nun yazısının temel mesajı, çocukların dijital dünyadan tamamen uzak tutulmasının gerçekçi olmadığı yönünde.
Bunun yerine devletlerin, teknoloji şirketlerinin ve ailelerin birlikte hareket ettiği bir model öneriyor. Platformların güvenlik tasarımlarını değiştirmesi, devletlerin düzenleyici rol üstlenmesi ve ebeveynlerin çocuklarına dijital rehberlik sağlaması gerektiğini savunuyor.
Teo’ya göre amaç, çocukları dijital dünyadan koparmak değil; onların bu dünyada daha güvenli, sağlıklı ve bilinçli biçimde var olabilmesini sağlamak.
