Küçük Çocuklar ve Ekran Süresi: İngiltere’den Ebeveynlere Yeni Rehber
İngiltere hükümeti, 5 yaş altı çocukların ekran kullanımıyla ilgili ebeveynlere yönelik ilk kapsamlı rehberini yayımladı. “New screen time guidance for
İngiltere hükümeti, 5 yaş altı çocukların ekran kullanımıyla ilgili ebeveynlere yönelik ilk kapsamlı rehberini yayımladı. “New screen time guidance for
Reuters Institute tarafından Mart 2026’da yayımlanan “Understanding Young News Audiences at a Time of Rapid Change” başlıklı rapor, gençlerin (18–24
Nisan 2026 tarihli UNICEF Innocenti raporu “Children’s Best Interests in Digital Policy and Practice”, çocukların dijital dünyayı nasıl deneyimlediğini doğrudan
Pew Research Center tarafından yayımlanan “Teens’ Experiences on TikTok, Instagram and Snapchat” başlıklı rapor (Nisan 2026), gençlerin sosyal medya deneyimlerini
“Dijital Dünyada Çevrimiçi Platformların Düzenlenmesi ve Çocukların Hakları ile Güvenliği: Küresel Bir Karşılaştırmalı Analiz” başlıklı rapor, Tech Legality tarafından hazırlandı
Psikolog Berfin Koç ile dijital medyanın hızla hayatımıza girişinin, çocuk ve bakım verenlerle beraber güvenli bağlanma temelli sağlıklı bir dijital medya ilişkisi geliştirmek için nasıl bir yol izleyebileceğimize dair önerilerinin olduğu bir röportaj gerçekleştirdik.
Çoğumuz küçük çocuklarımızın ekran karşısında uzun saatler geçirmesine izin verme konusunda dikkatliyiz. Çocukların öğrenmeye, gelişime ve sosyalleşmeye en açık oldukları bir dönemde saatlerce tabletlerine gömülmelerinin olumsuz etkileri hemen herkes tarafından kabul ediliyor gibi görünüyor.
Birçok kullanıcı, mahremiyetleri konusunda endişeli olduklarını ifade etmelerine rağmen, kişisel bilgilerini sosyal medya platformlarında yaygın bir şekilde paylaşıyorlar. Eskiden mahrem kabul edilen ve sorulması utanç verici bilgiler, artık kamusal alanda rahatlıkla paylaşılabilabiliyor. Ebeveynler, kendi bilgilerinin yanı sıra çocuklarının bilgilerini, fotoğraflarını ve videolarını kolaylıkla paylaşmakta; hatta onlar için özel hesaplar ve kanallar açıyorlar. Bu paylaşım seli genellikle çocukların ultrason fotoğraflarıyla başlar ve baby shower partileri, doğum günleri, özel günler, tatil fotoğrafları, tuvalet eğitimleri gibi her aşamada devam eder. Çocukların kişisel bilgilerinin ebeveynleri tarafından bu şekilde yayılması, çocukların bu konuda herhangi bir kontrol sahibi olmamaları anlamına gelir.
Satılan ürün veya hizmet hakkında açıklayıcı bilgiler içeren, tanıtımı yapılan bu ilanlar toplumun üzerinde büyük etkisi olan, nesilleri yöneten ve yönlendiren tüketim çağının önemli bir elemanı haline geldi. İnsan ve markaların birebir iletişimini sağlayan reklamlar hakkında en çok konuşulan konulardan biri ise etik konusu oldu. Sıkça yapılan etik tartışmalarda en önemli konulardan biri olan çocuklara yönelik yapılan reklamların etiğini çocukların karşılaştığı reklamlar ve etik sorunlar, ebeveynlerin sorumluluğu, reklam etik ilkeleri gibi başlıklar altında inceleyebiliriz.
21. Yüzyıl itibariyle teknoloji giderek daha da ilginç ve merak edilebilir bir hal alıyor. Büyümesinin önlenemez ve tahmin edilemez olması işleri biraz ilginçleştiriyor. Ayrıca artık neredeyse herkesin internete ulaşabilecek durumda olması ise, teknolojinin olumlu yanlarının yanında olumsuzları da getirebiliyor.